Ana Sayfa Yazarlar Murat Gür Kaybedecek zamanımız yok

Kaybedecek zamanımız yok

486
0
PAYLAŞ
Bir Ankaragücü klasiğidir:
Sezon biter, herkes transfere başlar, Ankaragücü’nde ise “bilinmezlik dönemi” başlar.
Son 3-5 yılın meselesi değil bu. Kendimi bildim bileli böyledir.
Ara transfer döneminde de benzer hikayeler yaşanır.
Yönetime talip olanlar filan çıkar ortaya, yumurta kapıya dayanır, transferin son günü gelir, biz hala “kim yönetecek, nasıl yönetecek, transfer yasağı kalkacak mı?” diye düşünür dururuz.
Ama Süper Lig’in şaka kaldırır yanı yok.
Bu sezon büyük bir badire atlattık, neyse ki ligde kalmayı başardık.
Mehmet Yiğiner ile Mustafa Kaplan büyük bir kumar oynayıp kadroyu sil baştan yeniledi ve o kumar tuttu.
Ama unutmayalım ki papaz her zaman pilav yemez.
Çok para harcamanın, kağıt üzerinde iddialı takım kurmanın bile garantisi yok bu ligde.
90 milyon Euro’luk Fenerbahçe bile düşme korkusunu ensesinde hissetti.
Şimdi geliyorum bugünden sonrasına.
Pinto ile Djedje, muhtemelen menajerlerinin de baskısıyla, Ankaragücü’nde oynamak istemedi ve neticede gözden çıkarıldılar.
Burada durmak istemeyen futbolcunun gözden çıkarılmasını çok da yanlış bulmuyorum.
Zira ikinci yarıda kurulan yeni kadro ile müthiş bir sinerji yakaladı bu takım.
O sinerjiyi bozmamak, istekli futbolcularla takviye etmek gerek.
Kiralık gelen Boyd, Kitsiou ve Sacko’yu tutmak gerek ama mali durum buna ne kadar el verecek bilen yok.
Sözleşmelerinde bonservis alımı için Ankaragücü lehine bir opsiyon var mı, ona da açıklık getiren olmadı şu saate kadar.
Yeni gelenlerden Moke ile Cebrail fayda sağlayan diğer isimler oldu.
Orgill, Canteros, Pazdan ile Kulusic’in sözleşmeleri zaten devam ediyor.
Bu isimlerin tamamı yeni sezonda kadroda korunursa, Ankaragücü lige 1-0 önde başlar.
Scarione, Sadaev, Aydın ise bekleneni veremeyen isimler oldu. Muhtemelen yeni sezon kadrosunda yer almazlar diye düşünüyorum.
Korcan, Sedat ve İlhan ilerleyen yaşlarına rağmen bu takıma ağabeylik etmeyi sürdürürlerse yine faydalı olacaklarını tahmin ediyorum.
Altay konusunda ise bu kulübe en çok katkı sağlayacak yöntem seçilmeli.
Yurt içinde, örneğin Galatasaray’a satılacaksa, Ankaragücü’nde bir yıl daha kiralık kalması sağlanabilir. Böylece hem Altay sürekli forma giyer hem de Ankaragücü’nün kalede sorunu kalmaz.
Yok eğer yurt dışına gidecekse, Altay ile uzlaşı sağlanarak sözleşmesi uzatılabilir ve satış süreci daha çok para getireceği bir – iki yıl sonrasında ertelenebilir.
Uzun lafın kısası:
Ligin şaka kaldırır yanı yok, Ankaragücü’nün de kaybedecek vakti yok.
Yönetim ile hoca bir an önce masaya oturmalı, yeni sezon planlamasını yapmalı.
Transfer yasağı meselesi de artık son güne bırakılmamalı.