Ana Sayfa Yazarlar Ünal Turakoğlu Ankaragücü ve Gençlerbirliği…

Ankaragücü ve Gençlerbirliği…

159
0
PAYLAŞ

Ankaragücü çok açık bir ifadeyle mucizeye imza atıyor.

Kim ne derse desin, borç harç içinde olan bir camiada, primlerini bile zamanında alamayan futbolcular düşünün.

Ayrıca bunların arasında takımdan ayrılıp geri dönenler var.

Üstelik ilk 4 hafta takımın başında teknik direktör yok.

Sonuç…

Futbolcuların öne çıktığı değil, takım olmayı başarmış bir Ankaragücü ve alınan 8 puan.

Milyonlarca euro harcamış büyük!!! takımların bir kaç puan gerisinde. Yaklaşık 20 milyon Euro para harcayan Beşiktaş’ın ise 3 puan önünde.

Bunun adı mucize değil de nedir Allah aşkına…

Bundan sonrası çok daha zor geçecek. Haftalar ilerledikçe kulüpler ritmini bulmaya başlayacak. Ligdeki bir çok takımın kadrosu da Ankaragücü’nden çok daha zengin.

Ama herkesin aksine ben Ankaragücü’ne güveniyorum. Özellikle alttan gelen çocukların kimsenin beklemediği performanslarına inanıyorum. Mesela Cebrail sakatlanmasa Hasan’ın bu performansını görebilecek miydik?

Ayrıca Aykan Atik ve Adnan Erkan faktörlerini de unutmamak lazım. Takıma büyük katkı sağlayan bu ikilinin bir çok futbolcuyla yakından ilgilendiğini biliyoruz.

Ben bu çocuklara inanıyorum.

Metin Diyadin’e gelince.

Böylesi bir ortamda Ankaragücü’nde çalışmayı kabul eden bir isim olduğu için saygı duymak gerekiyor.

Hatırlayın, transfer yapılmadığı için Ankaragücü’nden ayrılan hocaların olduğu bir dönemde Diyadin, ateşten gömleği giymeyi kabul etti.

Diyadin’in de takıma katkı sağlayacağına inancımız sonsuz ama sayın hocama biraz sakin kalmasını tavsiye edeceğim.

Özellikle yedek kulübesine yakın pozisyonlarda büyük reaksiyon gösteriyor.

Velhasıl Gençlerbirliği maçında kırmızı kart gördü ve TFF disipline sevk etti. Muhtemelen ceza alacak ve takımın başında sahaya yine Adnan Erkan çıkacak.

Sonuç olarak.

Mucizeye imza atan Ankaragücü, ilk yarıyı bir şekilde 20 puan üzerinde tamamlarsa devre arasında yapacağı takviyelerle ligde tutunmayı başaracaktır.

Biraz daha sabır…

GENÇLERBİRLİĞİ YİNE AYNI HATAYI YAPIYOR

Hemen lafa gireyim.

Gençlerbirliği, küme düştüğü sezonki gibi aynı hatayı yapıyor.

O dönemi hatırlayın. Kötü giden takımın başına kurtarıcı olarak Ümit Özat gelmişti.

Ama Özat da bir türlü takımı düzlüğe çıkaramadığı gibi yönetim ısrarla Özat’ın arkasında durdu. 3, 4, 5, 10, 15 hafta derken Gençlerbirliği artık umutlarını kaybetmeye başladı ve küme düştü.

Tamam 1. Lig’den hemen geri döndü ama yaşadığı ekonomik kayıp ve psikolojik çöküntü herkesi kötü etkiledi.

Hocaya büyük saygı duyuyorum ve takdir ediyorum ama sezon başında büyük umutlarla takımın emanet edildiği Mustafa Kaplan da benzer bir tablo çiziyor şu anda.

Tam hatırlamıyorum üçüncü hafta mıydı Kaplan, “Yönetimle görüşeceğiz gerekirse takımın önünü açarız” dediğinde güvenoyunu alıp devam etti.

Sonuç 6 hafta sonra iki puan.

Bu hafta içeride Galatasaray maçı var. Görünen o ki bu maça da Mustafa Kaplan ile çıkılacak.

Şimdi Galatasaray’ın maçlarına bakınca yıldızlar topluluğu da olsa takım olarak büyük sıkıntıları var. Valla top falan oynamıyorlar. Gençlerbirliği bu maçı kazanırsa kimse şaşırmasın.

Ama kimse de bu maçta alınacak bir galibiyetle kendini kandırmasın.

Gençlerbirliği’nde beraberlik ya da olası bir yenilgi halinde beklenen hoca değişiminin de bu maçtan sonra artık kesin gözüyle bakılıyor.

Sadece kimin olacağı soru işareti…

Mehmet Özdilek, İbrahim Üzülmez, Samet Aybaba, Ertuğrul Sağlam, Fuat Çapa, Bayram Bektaş…

Siz olsanız bu isimlerden hangisini takımın başına getirirsiniz?

3-4 sezondur ortada görünmeyen Ertuğrul mu, kulübe gelip gitmeye alışkın olan Mehmet-İbrahim mi?

Tabiki son tercih yönetimin. Ama Murat Cavcav’a yönelik tepkilerin giderek arttığı şu dönemde Allah muhafaza olası bir küme düşmeyi kaldıramaz camia.

Birincisi ekonomik olarak büyük bir çöküş yaşanabilir. Üstelik bu sefer hemen geri döneceğinin garantisi de yok.

Rahmetli İlhan Cavcav olsaydı, hocayı ikinci hafta göndermişti.

Artık kim ne yapacaksa yapsın. Bir daha küme düşme kabusu yaşamayalım.